OCT
Optik Koherens TomografiRetina, maküla ve optik sinir katmanlarının yüksek çözünürlüklü görüntülenmesi.
Prof. Dr. Sema DündarGöz Hastalıkları Uzmanı
RetinaVitreoretinal CerrahiÜveit
“Daha net bir görüş, daha kaliteli bir yaşam.”
Retina ve Maküla Hastalıkları

Sarı nokta hastalığı, gözün merkezi ve ayrıntılı görmeden sorumlu maküla bölgesini etkileyen ve özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde görülen bir retina hastalığıdır. Okuma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve ince ayrıntıları seçme gibi günlük yaşam aktivitelerini etkileyebilir.
Hastalığın kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki temel formu bulunmaktadır. Kuru tip genellikle daha yavaş ilerlerken, yaş tipte retina altında gelişen anormal damarlar nedeniyle sıvı veya kanama oluşabilir ve görme kaybı daha hızlı ortaya çıkabilir.


Tanıda ayrıntılı göz dibi muayenesinin yanı sıra Optik Koherens Tomografi (OCT) ve gerektiğinde OCT-Anjiyografi (OCT-A) gibi ileri retina görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
Erken tanı ve düzenli takip, görmenin korunması açısından büyük önem taşır. Hastalığın tipine, evresine ve göz bulgularına göre kişiye özel takip ve tedavi planı oluşturulur.
Kuru tip, sarı nokta hastalığının en sık görülen formudur ve genellikle yavaş ilerler. Maküla bölgesinde zamanla meydana gelen dejeneratif değişiklikler merkezi görmede azalmaya neden olabilir.
Hastalığın evresine göre düzenli retina muayenesi ve OCT ile takip önemlidir. Uygun hastalarda yaşam tarzı düzenlemeleri, beslenme desteği ve güncel tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
Valeda®, belirli dalga boylarındaki ışığın retina dokusuna uygulanmasına dayanan bir fotobiyomodülasyon sistemidir. Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu bulunan uygun hastalarda değerlendirilebilecek tedavi seçeneklerinden biridir.
Hastanın Valeda® tedavisine uygunluğu, ayrıntılı retina muayenesi ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
→ Valeda® Fotobiyomodülasyon Tedavisi Hakkında Detaylı BilgiYaş tip sarı nokta hastalığı, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun daha hızlı ilerleyebilen formudur. Hastalıkta maküla altında anormal yeni damarlar gelişebilir. Bu damarlardan sıvı veya kan sızması, merkezi görmenin kısa sürede azalmasına ve görüntülerde bozulmaya neden olabilir.
Özellikle düz çizgilerin eğri görülmeye başlaması veya merkezi görmede yeni gelişen bir değişiklik, ayrıntılı retina değerlendirmesini gerektiren önemli belirtilerdendir.
Tanıda ayrıntılı retina muayenesinin yanı sıra Optik Koherens Tomografi (OCT) temel görüntüleme yöntemlerinden biridir. OCT ile retina içindeki veya altındaki sıvı, maküladaki yapısal değişiklikler ve tedaviye verilen yanıt ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.
Gerekli hastalarda OCT-Anjiyografi (OCT-A) ile retina ve koroid damar yapıları non-invaziv olarak incelenebilir.
Günümüzde yaş tip sarı nokta hastalığının temel tedavisi göz içine uygulanan anti-VEGF ilaç tedavileridir (intravitreal enjeksiyonlar). Bu tedaviler anormal damar aktivitesini ve sıvı sızıntısını kontrol altına almayı amaçlar.
Tedavinin sıklığı ve süresi her hasta için farklı olabilir. Muayene ve OCT bulgularına göre kişiye özel bir tedavi ve takip programı oluşturulur. Hastalığın tedaviye verdiği yanıta göre enjeksiyon aralıkları zaman içinde düzenlenebilir.
Erken tanı, tedaviye zamanında başlanması ve düzenli takip, merkezi görmenin korunması açısından büyük önem taşır.
→ İntravitreal Enjeksiyon Tedavileri Hakkında Detaylı BilgiRetina ve Maküla Hastalıkları

Diyabetik retinopati, diyabete bağlı olarak retina damarlarında meydana gelen hasar sonucu gelişen bir retina hastalığıdır. Diyabet süresi uzadıkça ve kan şekeri kontrolü yetersiz olduğunda görülme riski artabilir.
Hastalık erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyebilir. İlerleyen dönemlerde retina damarlarında kanama, sıvı sızıntısı ve anormal yeni damar oluşumları gelişebilir. Bu nedenle diyabet hastalarının düzenli retina muayenelerini yaptırması büyük önem taşır.
Diyabetik retinopati ve diyabetik makula ödeminde;
Ancak erken evrelerde hiçbir belirti olmayabileceğinden, görme iyi olsa bile düzenli göz ve retina kontrollerinin aksatılmaması önemlidir.

Diyabetik makula ödemi, diyabete bağlı olarak retina damarlarının geçirgenliğinin artması ve maküla bölgesinde sıvı birikmesi sonucu gelişir.
Maküla, merkezi ve ayrıntılı görmeden sorumlu olduğu için bu bölgedeki ödem; görmede bulanıklık, görüntülerde bozulma ve görme seviyesinde azalmaya neden olabilir.
Diyabetik makula ödemi, diyabetik retinopatide görme kaybının önemli nedenlerinden biridir.
Tanıda ayrıntılı retina muayenesinin yanı sıra Optik Koherens Tomografi (OCT) temel görüntüleme yöntemlerinden biridir. OCT ile makülanın yapısı, retina içindeki sıvı birikimi ve tedaviye verilen yanıt ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.
Gerekli durumlarda Fundus Floresein Anjiyografi (FFA) ve OCT-Anjiyografi (OCT-A) gibi ileri retina görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir.
Tedavi; diyabetik retinopatinin evresine, makula ödeminin varlığına ve retina bulgularına göre kişiye özel olarak planlanır.
Uygun hastalarda;
Erken tanı, düzenli takip ve zamanında tedavi, görmenin korunması açısından büyük önem taşır.
Diyabetik makula ödeminde en sık kullanılan tedavi yöntemlerinden biri göz içine uygulanan ilaç tedavileridir (intravitreal enjeksiyonlar).
Tedavinin sıklığı ve takip programı her hastada aynı değildir. Muayene ve OCT bulgularına göre kişiye özel olarak belirlenir.
→ İntravitreal Enjeksiyon Tedavileri Hakkında Detaylı BilgiTedaviler
Valeda®, kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu (kuru tip sarı nokta hastalığı) bulunan uygun hastalarda kullanılan, ışık temelli bir fotobiyomodülasyon tedavi sistemidir.
Tedavi sırasında belirli dalga boylarındaki ışık enerjisi retina dokusuna uygulanarak retinal hücre fonksiyonlarının desteklenmesi amaçlanır. İşlem cerrahi değildir ve göz içine enjeksiyon gerektirmez. Tedavi seanslar halinde uygulanır ve hastalar tarafından genellikle rahat bir şekilde tolere edilir.
Valeda® tedavisi, kuru tip sarı nokta hastalığının belirli evrelerinde ve uygun hastalarda değerlendirilebilen güncel tedavi seçeneklerinden biridir. Tedaviye uygunluk; ayrıntılı retina muayenesi, OCT görüntüleme bulguları ve hastalığın evresi birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Valeda® tedavisinin her hasta için uygun olmayabileceği ve tedaviden elde edilebilecek sonuçların hastalığın evresine ve retina bulgularına göre değişebileceği unutulmamalıdır. Tedavi kararı ayrıntılı retina değerlendirmesi sonrasında kişiye özel olarak verilmelidir.


Prof. Dr. Sema Oruç Dündar
Prof. Dr. Sema Oruç Dündar; retina, üvea ve vitreoretinal cerrahi alanlarında uzmanlaşmış bir göz hastalıkları hekimidir.
Tıp eğitimini Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak 1989 yılında mezun olmuştur. Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda Türkiye genelinde ilk 10'a girerek hak kazandığı Hacettepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'ndaki uzmanlık eğitimini 1994 yılında Göz Hastalıkları Uzmanı unvanıyla tamamlamıştır.
Uzmanlık eğitiminin ilk yıllarından itibaren retina hastalıkları ve vitreoretinal cerrahiye yönelen Dr. Dündar; Hollanda'da Academisch Ziekenhuis Nijmegen'de vitreoretinal hastalıklar konusunda eğitim almış, Amerika Birleşik Devletleri'nde Washington University School of Medicine, Barnes Retina Institute'ta klinik fellow ve visiting fellow olarak görev yapmıştır.
1995 yılından bu yana Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görev yapmakta olup anabilim dalının ve retina biriminin kuruluşunda aktif rol almıştır. 2001 yılında Doçent, 2007 yılında Profesör unvanını almıştır.
Akademik yaşamı boyunca çok sayıda araştırma görevlisi ve uzman hekimin yetişmesine katkıda bulunmuş; yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük kadrolarına yönelik pek çok akademik değerlendirme ve jüri görevinde yer almıştır.
Mesleki ve cerrahi kariyeri boyunca özellikle retina hastalıklarının tanı ve tedavisine odaklanmıştır. Retina hastalıklarının medikal tedavisinin yanı sıra vitreoretinal cerrahi alanında da ileri düzey deneyime sahip olan Dr. Dündar, katarakt ve glokom hastalarının tanı, tedavi ve takibini de uzun yıllardır sürdürmektedir.
Bilimsel çalışmaları; uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış çok sayıda makale, kitap bölümü ve bildiriyi kapsamaktadır. Çok sayıda ulusal ve uluslararası kongrede konuşmacı, moderatör ve oturum başkanı olarak görev almıştır.
Türk Oftalmoloji Derneği üyesi olan Prof. Dr. Dündar, derneğin Tıbbi Retina Birimi'nde yönetim kurulu üyeliği yapmakta; geçmişte bu birimin sekreterlik ve başkanlığını üstlenmiştir. Ayrıca Vitreoretinal Cerrahi Birimi'nin aktif üyesi ve Euretina derneği üyesidir.
Prof. Dr. Dündar, hekimlik anlayışının merkezine hastalarını koymaktadır. Retina hastalıklarında erken tanı, doğru tedavi ve güncel teknolojinin önemine inanmakta; her hastası için kişiselleştirilmiş, bilimsel verilere dayalı ve etik ilkeler doğrultusunda şekillenen bir tedavi yaklaşımı benimsemektedir.
Göz hastalıklarının ayrıntılı değerlendirilmesi, tanısı ve takibinde ileri teknoloji görüntüleme ve ölçüm sistemlerinden yararlanıyoruz.
Retina, maküla ve optik sinir katmanlarının yüksek çözünürlüklü görüntülenmesi.
Retina ve koroid damarlarının non-invaziv olarak detaylı görüntülenmesi.
Retina, maküla ve optik sinir başının dijital renkli fotoğraf kaydı.
Göz içi ve arka segment yapılarının ultrasonografik değerlendirilmesi.
Retinanın geniş alanlarının detaylı olarak muayenesi.
Kornea yüzeyinin ayrıntılı haritası çıkarılarak analiz edilmesi.
Gözün biyometrik ölçümlerinin yapılması ve göz içi lens hesaplamalarında kullanılması.
Ultrasonik yöntemle gözün biyometrik ölçümlerinin yapılması.
Çocuk ve gençlerde miyopi ilerlemesinin düzenli ölçüm ve analizlerle takibi.
Gözün kırma kusuru ve kornea eğriliğinin otomatik ölçümü.
Gözlük numarasının hassas ve konforlu olarak belirlenmesi.
Göz içi basıncının temassız olarak ölçülmesi.
Gold standart yöntemle göz içi basıncının ölçülmesi.
Mevcut gözlük camlarının detaylı ölçümü ve analizi.
Uzmanlık Alanları
Göz sağlığı, yalnızca mevcut hastalığın tedavisiyle değil, görmenin uzun vadeli korunmasını hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Retina hastalıkları başta olmak üzere tüm değerlendirme ve tedavi süreçleri; ayrıntılı muayene bulguları, güncel bilimsel veriler ve hastanın bireysel ihtiyaçları doğrultusunda planlanmaktadır.
Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, diyabetik retinopati ve diyabetik makula ödemi, retina damar tıkanıklıkları ve kalıtsal retina hastalıklarının tanı, değerlendirme ve uzun dönem takibi gerçekleştirilmektedir.
Retina dekolmanı, makula deliği, epiretinal membran, vitreus hemorajisi, silikon yağı alınması ve endoftalmi gibi vitreoretinal hastalıkların cerrahi tedavisi modern cerrahi tekniklerle uygulanmaktadır.
Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, diyabetik makula ödemi ve retina ven tıkanıklığı gibi görmeyi tehdit eden retina hastalıklarında göz içine ilaç uygulamaları gerçekleştirilmektedir.
Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu olan uygun hastalarda, fotobiyomodülasyon teknolojisine dayanan Valeda tedavisi uygulanmaktadır.
Göz içi iltihaplarının nedenlerinin araştırılması, altta yatan sistemik hastalıklarla ilişkisinin değerlendirilmesi ve uzun dönem takibi yapılmaktadır.
Kataraktın görme üzerindeki etkisi detaylı olarak değerlendirilmekte ve hastanın beklentileri doğrultusunda cerrahi planlama yapılmaktadır.
Glokomun tanı ve takibinde göz içi basıncı, optik sinir yapısı ve görme alanı birlikte değerlendirilerek kişiye özel takip ve tedavi planı oluşturulmaktadır.
Akademik Birikim
Prof. Dr. Sema Oruç Dündar'ın akademik ve klinik yolculuğu; retina, üvea ve vitreoretinal cerrahi alanlarında ulusal ve uluslararası deneyimle şekillenmiştir.
İletişim
Randevu ve bilgi için kliniğe telefon veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sema Oruç DündarGöz Sağlığı